AĞANIN
MARABASI

Zamanı değil, anıları biriktiren bir hikaye.

Bir vapur kalkar içimden, sessiz ve derinden,
Seninle yürüdüğümüz o taşlı, o tuzlu yollara.
Ne fırtınalar gördük, ne dalgalar dövdü göğsümüzü,
Ama yıkılmadık, omuz omuzaydık her karanlıkta.

Kardeşim diyorum sana, kan bağı değil bu, can bağı.
Bir sofrada bölüşülen ekmek gibi sıcak,
Bir kavganın ortasında sırt sırta vermek gibi yalın.
HçUndHalit adında kurduğumuz o omuz omuza halkanın,
Kırılmaz, bükülmez, paslanmaz demirisin.

Dostum Halit

Can Dostum
Halit

Yılların su gibi akıp geçtiği, mevsimlerin değiştiği ama bazı şeylerin hep aynı kaldığı o uzun yolculuğun en sağlam yoldaşı. Bazen tek bir kelime etmeden aynı denize bakıp aynı şeyi anladığımız, bazen hayatın kargaşasında birbirimize pusula olduğumuz o eşsiz dostluk.

Bu sayfa sadece bir otobiyografi değil; paylaşılan dertlerin, birlikte gülünen saçmalıkların ve zamanın ötesine geçen bir kardeşliğin nişanesidir. Krallar veya galeriler için değil, biriktirdiğimiz onca hatıra için buradayız.

Hangimiz daha deli düştük bu yollara, aslı bilinmez,
Aklın sırrına ermediği bir bağdır bu, kazınsa silinmez.
Lafın gelişi değil, canın yongasıdır omuz omuza durmak,
İki yaka bir araya gelmese de, bizde adettir ufka vurmak.
Takvimler eskitir yüzleri, lakin bizim destanımız devrilmez.
"Süs değil, yaşanmışlığın ta kendisidir dostluk."
— Bir Kardeşin Kaleminden